Bir Linux forumunda gezerken şöyle bi yorum çarptı gözüme, konu "windows-linux" üzerineydi.Bilgisayarla azcık haşır neşir olanlar bu ikisi arasında var olan çekişmeyi az çok bilirler..Tabi Apple da unutulmamalı..
Neyse ben yoruma döneyim: "Korsan kullananlar ezik insanlardır.Özgür yazılımcılığın altına sığınanlar da var tabi bunların arasında bolca, oysa özgür yazılım'ın onlar için tek manası "beleş" olmasıdır. Hiçbir özgür yazılım sevdalısı korsan kullanmaz! Çünkü kod-emek-hak karşılığını anlayabilir. Geri kalanlar ise.. Görüyoruz işte bolca Türkiye'de.."
Şimdi bunu okuyanlar bu ne diyebilir..Sitedeki genel yazı temalarına uygun olmadığını düşenebilir ki bu durumda yazıların konusu hakkında kıstlama olmadığının farkında olmayabilirler..Her neyse ben konuya döneyim. Kesinlikle bilgisayar sistemleri gibi şeyler üzerine konuşmayacağım."Özgür yazılım" falan girmeyeceğim, değinmek istediğim şey şu: "Türkiye deki korsan üretimi ve tüketimi"
İlk olarak, Türkiye'de "korsan" sorunsalı tamamen yanlış yönden ele alınıyor. Bir yerlerde "korsan" sözcüğü geçtiğinde hemen haktan, emekten falan bahsediliyor.Haklarıdır da, ama eksik olan bir şey var söylemlerinde: "Korsanın sebebi"
Her konuda olduğu gibi güzel ülkemin insanları bu konuda da "sebep" sorusunu aklına getirmiyor.Sanırım biraz sıkıcı bi konuya değindim ama söylemek istediklerim var. Öncelikle şöyle bir soruyla başlayalım: "Türkiye de korsancılık neden Avrupa'ya göre üst düzeyde veya Orta Asya ve Orta Doğu'ya göre neden alt safhada?"
Cevap çok açık! Ekonomi ve tüm insanlar gibi bizlerin de bitmek tükenmek bilmeyen merakı!
Kendimizden yola çıkarsak, haliyle zevklerimize düşkün bir toplumuz. Dolayısıyla da teknolojiye..Ayda 400-500 ytl ye geçinme hesabı yapıp kılı kırk yararken, ceplerimizde son model bilmem kaç megapikselli, mp3 çalarlı, internete bağlanan, çoğu kişinin bilmediği ama telefonlarını anlatırken kullandıkları 3 bant desteği vb. olan, tasarım ve teknoloji harikaları telefonları ellerimizden düşürmüyoruz.
Toplum olarak müzik, dizi, film tutkunuyken; sinemaya gitmek yerine "yakında vcd-dvd si düşer" deyip gitmiyoruz. Konserlere para vermeyip internetten bi çırpıda download ediyoruz sevdiğimiz şarkıcıların/sanatçıların sevdiğimiz eserlerini..Adam akıllı kitap satın almak varken gidip korsanına parayı yatırıyoruz..yada son yıllarda moda olan e-kitaplarını indiriyoruz..Kitabın sayfalarını ellerimize alıp okumak varken bilgisayar başında, klavye mouse okuyoruz..Kaldı ki eş-dosta "işte benim okuduklarım, bak burda kitaplığımda" deme zevkinden kendimizi mahrum bırakıyoruz..
Peki, neden bunları yapıyoruz? Evet, yapıyoruz; çünkü yetmiyor para.. Maalesef Dünya kültürünün en önemli parçası olan ülkemizde, kültüre yetmiyor para ve bizler de sadece sanatçıların, yazarların, aydınların ve şarkıcıların yakarışlarını görüyoruz. Acı ama gerçek olan bir şey var; "Kültürü yakalamak istiyorsak önce rahatlığı,refahı, yani parayı, yakalamak gerek.."
Burda değinmek istediğim aslında şu..Biraz diğer yazıların aksine sıkıcı oldu yazım farkındayım, ama şu konuyada değinmeden edemiyeceğim..
Aslında tüm bu konulara "sosyal" açıdan bakmak lazım..Türkiye'de korsan kullanan hiç kimse (bu hiçkimseye rahatlığı yakalamış olanlar dahil değil..yine de ezici çoğunluk hiç kimse) aslında bu eser üreticilerinin tabiriyle "suçlu, hırsız, kaçak" değiller.Hatta yukarda yorumu yapan arkadaşın tabiriyle ezikte değiller.(aslında onun ezik demesi tamamen beleşci yaşam takınanlara)..
Kusura bakmasın kimse..Ne sanatçılar, ne yazarlar, ne de aydınlar..Eğer eserlerinin gerçek karşılığını bulmak istiyorlarsa önce birlikte yaşadıkları toplumun refahını nasıl düzeltirim, cepler nasıl dolar da, o dolan cepler bana geri döner? diye düşünmeleri ve bunun da ötesinde icraata geçmeleri gerekir.. Lafazanlık yaparak "nerde hakkımız gibi" ucuz söylemlere kapılmamaları, gerçekçi çözümler sunmaları gerekir.
Peki bu çözüm çabalarını görebiliyor muyuz bi nebze de olsa? Bence hayır..! Aslında şunu görmek gerek; sorun o korsanı kullanan insanlarda değil, mecbur bırakanlarda..
aydınlarda..sanatçılarda..
ve hükümetlerde...
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

kisaca ben de mutsuzum hem de nedenim...
Götürmeyeceksin o zaman o çubuğu ...
tarzınızı çok sevdim hepinizinki&...
ask hep ayni ve yerinde cirkinlesen k...
anlamsizligiyla anlam kazanlar ve onl...
her çirkinin bir güzeli vardır..
her çirkinin bir güzeli vardır..
nerimanın yaptığı en iyi şey san...
çoq güzl ve içtenn
özellikle son iki yazında kelimeler...