Bu gün tam da eskiye dönüp, tıpkı ilk zamanlarda olduğu gibi "tamamen yazınsal" yazmak istiyor canım. Asıl başladığımız noktaya geri dönerek, buradan bakmak istiyorum biraz da.. Kibirli yüzlerinize..
Kimilerine göre, bu sitenin varlığı tamamen edebi kaygılarımızdan kaynaklıymış. Burdan yeri gelmişken yine cevap vereyim. "Hayır, efendim. Hiç bir edebi kaygı okurunu bu kadar umru dışında tutmaz.. Örneğin, okurunun yorumunu kafası esti diye silmez." Neyse.. Yazma amacım bu değildi.. (Hem site benim değil mi? Neden böyle hesap verircesine başladıysam..? Kime ne ki?)
Bak, arkaplanda şu anda "Nim Sofyan"dan "senden bana yar olmaz" çalıyor."Olsa vefakar olmaz" diyor.. "yaralıyam yaralı."
Çok isterdim daha karizmatik olsun diye "Pink Floyd"tan "High Hopes" denk gelsin tam da yazarken.. Sonra da buraya yazsaydım "Steps taken forwards but sleepwalking back again.. Dragged by the force of some sleeping tide.." falan filan diye..(çevirmeye üşenenler için: "Adımlarımız ileri atılıyor, ancak uykumuzda geri yürüyoruz.. Sürüklenerek bir iç dalganın gücüyle")
Nasıl, daha artistik bi şey olurdu, değil mi? Ama bu rastsal üreteçler de malum bu aralar benden yana değil.. Psişik güçlerimde törpülenme hissediyorum.
Merak etmeyin, bunları yazmamın pek bi önemi olmadığının farkındayım. Zaten bazılarınız hariç hiç kimse umrumda değil. O bazılarının da yalnızca bazı bazı umurlarındayım, evet. Farkındayım. Bunlar sadece tarihe düşülen bir not olarak kalacak. Alın size, ilerde ardıma bakmam için bir sebep daha. (kendim hakkında ipucu #13: Ben ardıma hep bakarım da.. Belki bi gelen olur. Eşlik eden olur diye..)
Düşünüyorum da.. hayatımdaki tesadüfleri.. iyi ve kötü tesadüfleri.. Örneğin, bu şehre gelmem kötü bir tesadüftü.. Daha doğrusu kötü seçim. Evet, saçma bir giriş oldu. Vazgeçtim tesadüflerden.. Onun yerine 4 yıl önce bir ara hevesle başladığım ama yarım kalan bir hikayemi yazayım buraya da tam olsun.
"Bir Adam ve Tesadüfler Hikayesi
Her zamanki gibi yalnız başına yürüyordu adam. Kulaklarında onca yılın, yaşanmışlığın uğultusu, aklında parçalanmış anılar, toparlamaya çalışıyordu içindeki insanı.."Hayır" diyordu inatla..'"Tekrar düzelebilirim. Tekrardan dönebilirim eski günlerime. Ben yine "ben" olabilirim"..
Sürekli sayıklıyordu.. Parçalanmış anılarına, un ufak edilen düşlerine durmadan, bitmek tükenmek bilmeyen bir nefretle küfürler yağdırıyordu.. Soluk soluğa kaldığını hissedince olduğu yere diz çöktü. Saatine baktı. İçinde hiç bitmeyecek bi arayışla nereye gittiğini bilmeden, bazen ağır aksak, bazense koşar adım yürümeye başlamasının üzerinden 3 saat geçmişti..
Adam.. hiç kendinde değildi.. Sayıklıyordu durmadan..
"Ben yine 'ben' olabilirim.. İsterseniz 'siz' de olurum.. 'Bize' ne dersiniz.." diyordu.."
***
Bana hep karamsarsın deyip yafta vurmaya çalışıyorlar ya hani.. Bakın burda ne kadar da hümanistim.. "Biz olalım" diyorum.. Ne kadar da güzel.. Aferim bana..
Onu bunu bırakalım da, ne diyorum biliyor musunuz.. Sizler mutlu olduğunuzu, optimist olduğunuzu sanmaya devam edin. Oysa yanılıyorsunuz.. Optimist değil Pragmatistsiniz. Aramızdaki birinci fark bu. İkinciye gelince.. Hiç biriniz ardınızda bıraktıklarınızın ya da yanından geçip giderken bi kere olsun yüzüne bakmadıklarınızın yasını tutmuyorsunuz. Ama ben, işte tam da onların yasını tutuyorum. Zehir dolu bardağın yarısını yudumlayıp, yitip gidenlerin yasını tutuyorum. Haklısınız belki de.. Evet o bardağın yarısı dolu.. Hem de zehirle.. Tıpkı boşalan kısmı gibi.. Halbuki bir bilseniz..
***
Daldan dala atlıyorum, çok dağınığım biliyorum. Aslında dengesiz desek daha doğru. Bak şu fotoğraf mesela.. Düzensiz ruh halinin, tam da yansıması aslında..
Şu anda o kadar çok şey geliyor ki aklıma.. hangi birinden başlasam diyorum.. Klişe şeyler bir çoğu da.. yalnızlık.. mutluluk.. hüzün.. aşk vs.. hani hepinizde olduğu gibi.
Hani ne de olsa "hepimiz yalnızız.."
"hepimiz mutluyuz.."
"hepimiz hüzünlüyüz.."
ve "hepimiz aşığız.."
Ne de güzel sloganlar oldu değil mi.. Ama hayır. Aslında "Hepimiz Açız.."
***
Aşk dedim de, aklıma uzun zaman önce bi arkadaşımla aramızda geçen diyalog geldi.. "Hiç böyle birini gördüğümde kalbim üç ters takla atıp amuda kalkmıyor" demişti. Ve kendine hayran bıraktırmıştı beni.. Sırf altta kalmamak için "Onsuz da rahat mutlu ve güzelce yaşayabiliyorsan, dert etmeden..kaygısız.. Kalbin takla atmasa da olur. Boşu boşuna amuda kalkıp da başını döndürüp dünyayı alt üst olmuş bi halde yaşama" diye cevap vermiştim.Evet, altta kalmıştım.
Sonra, içimdeki hezeyanın acısıyla durdum kendi içime baktım. Çocukluğuma döndüm. İlkokul ve lise yıllarına.. Beden eğitimi derslerini düşündüm. "sol-sağ-sol-sağ" saçmalıkları ve hevesle oynanan futbol haricinde, hiç bir bok yapmadığımı gördüm. -Ara sıra bi köşede sessizce oturduğumu da eklesem iyi olacak.- Bazı pek çalışkan arkadaşlarım gibi oturup ders de çalışmadım. Zaten ben hiç oturup ders çalışmadım.(bknz: sabah linear algebra, ertesi gün pom vizesi ve sonraki gün productivity management raporu varken dahi bu yazıyı yazmak)
Ondandı galiba, amuda kalkmak da dahil bi dizi akrobatik hareketlerdeki beceriksizliğim. Şimdi ne dedi bu ya demeyin. Alın size sembolizm. (Fill in the blanks using correct imgelems)
Neden böyleyim inanın ben de bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var, siz beni yanlış tanıyor, dolayısıyla da yanlış anlıyorsunuz. Bense sizi hiç tanıyamıyorum. Ama gariptir ki, çok iyi anlıyorum sizleri.. Tavırlarınızı.. hiç sayışlarınızı.. işinize geldiğinde olması gerektiği yerde oluşlarınızı ve ihtiyaç halinde yok oluşlarınızı.. kandırmacalarınızı.. içten içe dalga geçmelerinizi.. küçümselerinizi.. ve kibirlerinizi..
Evet, tam da böyle başlamıştım yazıya değil mi.. "Kibir"lerinizle.. Biraz da buradan bakmak istediğimi söylemiştim, gözlerinizin içine.. Sanırım başladığım yerden çok uzaktayım.. Zaten ben, sizlere hep uzaktayım..
Neyse.. Şu fotoğrafa dönelim tekrardan.. ikinci kareye.. ve öylece bitirelim.
Ben aslında ne düşünüyorum biliyor musunuz?
ALF'in bir lafı vardı.. "Kelimelerin psikolojik boyutunu düşünüyorum" diye.. İşte tam da, tüm bu yazdığım sözcüklerin psikolojik boyutunu düşünüyorum.
Acaba diyorum.. Demek istediklerimi taşıyabildiler mi üzerlerinde ve anlatabildiler mi tüm derdimi..?
Acaba diyorum..
Acaba...
***
Bu kadar uzun olduğunu görüp, sayfanın en altını okuyanlar için özetle: "Çok mutsuzum"
***
(yazıyı bitirirken de 83 şarkı arasından yine "senden bana yar olmaz" adlı şarkının çalmaya başlaması. Psişiklerim güçleniyor mu, ne?)
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

kisaca ben de mutsuzum hem de nedenim...
Götürmeyeceksin o zaman o çubuğu ...
tarzınızı çok sevdim hepinizinki&...
ask hep ayni ve yerinde cirkinlesen k...
anlamsizligiyla anlam kazanlar ve onl...
her çirkinin bir güzeli vardır..
her çirkinin bir güzeli vardır..
nerimanın yaptığı en iyi şey san...
çoq güzl ve içtenn
özellikle son iki yazında kelimeler...